programlama dersleri

Veda

Bugün cenazemiz var.
Birçok insan gibi ben de sevmedim hiç vedaları. Vedaları da veda etmeyi de. Gerçi veda etmeyi bilmem. Hayatımda kalıcı bir yeri olduğunu zannettiğim insanlar bana teker teker veda edip gittiler.
Kolum bacağım gibi olduklarını düşündüğüm, onlarsız yaşamayı aklımdan bile geçirmediğim, yıllarca aynı tabaktan yemek yediğim orospu çocukları -halk dilinde bunlara “dost” adı veriliyor- bile kurabilecekleri en basit kelimeleri seçerek veda ettiler.

Yani “veda” kelimesinin gerçek anlamıyla hayatıma asla tekrar girmemek üzere siktir olup gittiler. “Bana bunu mu reva gördünüz orospu çocukları?” diyemeden menzil alanımı terk ettiler.

O günlerden sonraysa değil bir insanın varlığına alışmak, bir eşyanın varlığına bile alışmadım. Varlığına alıştığım tek şey nefretim oldu.

Toprağa gömülüp gideceğim zamana dek hiç gitmeyecek, hiç bitmeyecek olan nefretim. Bütün dünyaya, insanlara ve sonu gelmeyen aptallıklarıma nefretim.

Sırtımdaki bıçak koleksiyonumla birlikte bugün buraya veda ediyorum.
Şimdi gitmek vakti.
Artık bitti. Sonuna kadar geldik. Dahası yok. İnsanların okuması adına birkaç sayfa bile olmayan yazılar, şiirler, kitap eleştirileri ve birkaç güzel insanın hayatı hakkında bilgiler paylaşmanın bu ülkede hiçbir anlamı olmadığından, kimsenin okuma alışkanlığına sahip olmamasından ve hatta okumayı sevmemesinden, onca şaheser dururken gösteriş için saçma salak lafta kitapları güya okumasından dolayı kin ve nefret doluyuz ve bu blog saçmalığına(!) bir son veriyoruz.

Çünkü en son yedi yaşındayken eline okuması için zorla kitap tutuşturulmuş ve o dev puntolu bol resimli kitapları bile okumayıp bir kenara fırlatmış insanlar “ufak da olsa bir şeyler okusunlar” içerikli düşüncelerimizin ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu blogumuza göstermiş oldukları ilgi vasıtasıyla bize hatırlatmış oldular.
Önümüzdeki salı gecesi ve bundan sonraki gecelerde sizinle beraber olamayacağız. Minimalistyazar’ın bu geceki ve tüm nüshaları sona erdi. Hepinize iyi geceler diliyoruz değerli minimalistyazar okuyucuları. Tabii, eğer böyle bir şey mümkünse. Hoşçakalın. Minimalistyazar, bitti.

Çok eğlendim(!), teşekkür ederim(!). Hoşça kalın(!).


Bugün cenazemiz var.
Ben severdim vedaları, her giden bişeyler katardı bizlere. Bazı gidenler bişeyler katmaktan öte bizden bişeyler çalardı. İlk aldığım civcivin bana vedasını hatırlıyorum, “cik cik cik” demişti. Bunu diyemeyen orospu çocukları var dünyada. Birgün veda edeceğim hiç aklıma gelmezdi ama evet bende bir kez veda ettim. Birazdan size hikayesini anlatacağım.
Sevdiğim biri var, umarım bu yazıyı okur. Oku demeyeceğim ama okuyup okumadığını hep merak edeceğim. Ona hiç veda etmeyeceğim. Papatyalar alacağım. Numarasının her hanesini hergün tekrardan ezberleyeceğim. Bilmeyeceğim o neler yapacak ama bileceğim ben kendim neler yapacağımı. Umarım birgün bana veda etmez.
2’den 1 çıkınca 1 kalmadığını İskender Abi’den. Pes etmeden, yorgunluğa rağmen pes etmeden bişeyin peşinden koşmayı İsmail Abi’den. Dışardan cimri görünsede içinde sevdiklerine her şeyi vermeyi de Erdal Bakkal’dan öğrendim. Yani anlayacağınız ben Leyla ile Mecnun, sizler sikik aşk dizileri.
Şimdi gitmek vakti.
Sevinin artık bizler yokuz, instagram story’lerinde yazılarımızı görmeyeceksiniz. Kaybedenlere Dair bişeyler anlatmak istedik, sizse anlamamak için direndiniz. Ve kazandınız sizi kültürsüz cahil orospu evlatları. Yada siz kazandınız zannedin. Biz daha iyisini yapıp götünüze sokalım ne dersiniz. Ne derseniz deyin yakında anlayacaksınız ama şimdilik Minimalistyazar bitti.
Neyse bu sefer eyvallah demeyeceğim.

Solgun & Siyah